Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekeyi bir bütün olarak kazanır. Bu, hem malvarlığının hem de borçların mirasçılara geçmesi anlamına gelir. Türk Medeni Kanunu, mirasçılara mirası reddetme imkânı tanır.
Ret süresi
TMK m. 606 uyarınca mirası ret süresi üç aydır. Bu süre:
- Yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten,
- Vasiyetnameyle atanmış mirasçılar için, ölüme bağlı tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten
itibaren işlemeye başlar. Hâkim, önemli sebeplerin varlığı hâlinde bu süreyi uzatabilir.
Ret nasıl yapılır?
Ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Reddi engelleyen davranışlar
Ret süresi içinde terekeye ait işlemlerin olağan yönetimi ve mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi dışında kalan işlemlere girişen, terekeyi sahiplenen ya da tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Bu nedenle ret düşünülüyorsa tereke mallarına ilişkin işlemlerde dikkatli olunmalıdır.
Hükmen ret
Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden acizliği açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda ayrıca ret beyanında bulunulmasına gerek yoktur; ancak uygulamada bu durumun tespiti için dava açılması gerekebilir.
Dikkat edilmesi gerekenler
- Terekenin borçlarının alacaklarından fazla olup olmadığı mümkün olan en kısa sürede araştırılmalıdır.
- Durumun belirsiz olduğu hâllerde resmî defter tutulması talep edilebilir.
- Bir mirasçının reddi, payının diğer mirasçılara geçmesine yol açabilir; aile içinde birlikte değerlendirme yapılması faydalı olur.